Ana sayfa

 

 

Erkekler ve erkek çocukları - Bir kadın gözüyle kadınlar erkeklerden ne bekler

Erkekler ve erkek çocukları - Bir kadın gözüyle kadınlar erkeklerden ne bekler

Yazan: Figen Füsun Pehlivan, GrafikSaati, 10 Mart 2017

Kadın dendiğine içimde renkler uçuşur, erkek dendiğinde mavi, masmavi gökyüzü canlanır gözümde.

Biz anneler nasıl büyütüyoruz oğullarımızı? Bebekken her yerini öpüp, giydirip, biraz büyüyünce oğlumuzun yanında ağlamıyoruz değil mi? Örneğin oğlumuz askere giderken çocuğumuz üzülmesin diye düşünüp gizli gizli ağlamıyor muyuz?

Ah oğullarımızın o birdenbire büyümeleri yok mu? Artık oğlumuzu canımızın istediği kadar rahatça öpemiyoruz; Çünkü o artık delikanlı olmuştur ve koca delikanlı herkesin içinde öpülmez.

Peki, erkek çocukları nasıl öğrenip kimi örnek alıyor? Biz kadınlar ne kadar özensek de erkek çocukları genellikle izleyerek öğreniyor ve evdeki erkek figürünü model alıyor. Babası kapı çarpıyorsa, çocuk ta çarpıyor o kapıyı.

Erkek çocuk yetiştirmek de zordur. Ergenliği ayrı dert olur, delikanlılık dönemi ayrı dert. Biz kadınlar oğlumuzun bu dönemlerinde onların ergenlik sorunlarıyla pek ilgilenmez ve bu konuda evdeki diğer erkeğe başvururuz: Babası ya da diğer erkek kardeş, dede vs. İçimiz içimizi yer hâlbuki. Örneğin oğlumuzun ilk cinsel deneyimini nasıl yaşayacağına kafamız takılır. Hiçbir anne oğlunun genel eve gitmesini vesaire istemez değil mi? Oğlunun ergenlik çağında hayvanlarla sapık ilişkiler kurması veya diğer uygunsuz deneyimleri yaşaması pek çok annenin kâbusudur. Bir de bitkisel çözüm var. Örneğin Kavunu duymuş muydunuz? Bu yani bitkisel çözüm belki de en zararsızıdır ama çocuğun ruhi gelişimine ya da cinsel eğitimine bir katkısı var mıdır?

Eğer biz ebeveynler, oğullarımıza cinsel eğitim vermez ve karşı cinsle uyum içinde bir beraberlik kurabilmesinin önünü açmazsak örneğin ellerine bir kavun tutuşturur veya bitkisel çözüme yönelirsek sadece günü kurtarırız; O da belki.

O kadar farklı sapkınlıklar var ki, gazetede okuyup ah vah çeker, ‘ne insanlar var yahu’ der geçeriz. Oysaki göründüğünden çok daha fazla sapkınlık var inanın.

Ne diyordum? Ha evet, erkekler demiştim! Onları çok seviyorum; mesela küçükken birlikte uyuduğum büyükbabamı, beraber çayırlara sırtüstü yatıp bulutları izlediğim babamı, sürekli kavga ettiğim halde canım gibi sevdiğim erkek kardeşlerimi, boşanmış olsam da iyi bir insan olan ve bana her zaman saygılı davranan kocamı, seviyorum. Bana hem oğul, hem dost olan oğlumu her şeyden çok seviyorum.

Eh, biz bu erkekleri seviyoruz da öyleyse nedir derdimiz? Hangi erkekleri seviyoruz, nerede hata yapıyoruz? Nerelerde sorun çıkıyor veya nelerini sevmiyoruz. Sanırım biz, onların bize bakışını sevmiyoruz, kadın kimliğimizi kabul etmelerini istiyoruz, yatağından çıktığımız adamın onurumuza saygı duymasını istiyoruz. Bayağılıktan arınmış, orgazm olduğumuzda suçluluk duymayacağımız, mutlu bir birliktelik bekliyoruz.

Yaşı kaç olursa olsun mahremiyete sahip çıkacak ve insanların özel hayatın her koşulda sadece iki kişiye ait olduğunun bilincinde olacak erkek istiyoruz. Uzun soluklu ilişki, kısa süreli, tek gecelik, bir çay içmelik her neyse ama sadece iki kişilik. Çünkü aşk iki kişiliktir.

Çok kısa bir anımı anlatayım  size: Kendi hayatımdan motifler vermek yazının içinde ne kadar doğru bilmem ama bana doğru geldi şu an; Vakt-i zamanında iş yerinde yemekteyiz. Doktor Hanım yemeğini yiyor, hemen yan masada ben ve iş arkadaşlarım var. İki işçi, doktor hanım hakkında konuşuyor;

Kaç yaşındadır?

Elli beş vardır diyor diğer işçi.

Hiç mi evlenmemiş?

Hiç!

Nasıl olsa doktor kadın, yapmıştır bir siftah.

Ardından gülüşmeler.

İki yetişkin insanın arasında geçen her şey sadece ikisini ilgilendirir. Dedikodu yapmak ise düpedüz adiliktir. Erkeğin dedikoducusu da hiç çekilmiyor deriz ya, kadınınki de aynı derecede çirkin; Eşitlik istiyoruz ya nüanslar da bile eşit olalım çünkü eşitliğe inanan erkekler çoğaldıkça biz kadınlar daha özgür olacağız.

Erkek kadını rezil de eder vezir de, bazen öyle durumlar oluyor ki, bir kadın olarak muhatap alamayacağımız çirkinliklerle karşılaşıyoruz. İşte böyle durumlarda, kadını insan olarak gören ve kadın haklarını çoğu kadından daha iyi savunan bir erkekten yardım alabiliriz. Dedim ya düzgün bir erkek bana mavi, masmavi bir gökyüzünü düşündürür. O halde gökyüzümüzü karartmayalım.

Efendim diyorlar ya ‘Türkiye’ de işsizlik var ama kadınlar çalışmasa sorun çözülür’ Hadi ya, oldu paşam! Dayak yiyelim, adam içki içip eve gelsin tafrasını çekelim, bizi aldattığını anlayalım ama anlamazlıktan gelelim, hayatımızı size adayalım, birey olduğumuzu unutalım, başımızdaki türbandan evleneceğimiz adama, ne kadar tahsil yapacağımıza siz karar versin, erkeklerin ağzınızın içine bakalım öyle mi! Kusura bakmayın ama yok öyle bir dünya! Eğer ‘boşanmalar arttı, bu okumuş kadının dili çok uzun, hiç susmuyor’ diyorsanız ben de diyorum ki,  ‘hayır susmayacağız hayatımızın gayesi bu değil çünkü’.

Biz kadınlar hayatın her alanında varız; Örneğin Rusya’daki inşaat işçisi kadından, temizlik işçisi kadına, evde çalışan kadından tarlada çalışan kadına kadar, her kadının ya da emek verip üretmiş olan her insanın sırf düzgün bir insan olduğu için bile olsa, dik durmak, onurlu yaşamak hakkıdır; Emeğimiz eşitlik içindir.

Kızın biri o kadar kekemeymiş o kadar kekemeymiş ki ben sizin bildiğiniz kızlardan değilim diyene kadar bizim bildiğimiz kızlardan oluvermiş diye bir fıkra var. Dibe de vursak da unutmayın, biz insanız. İnsanı öldürmeyen her şey insanı güçlendirir. Bize bir tarafı çizilince değerini yitiren kristal vazo muamelesi yapmayan erkeklere ihtiyacımız var.

Biz sizin bildiğiniz kadınlardan değiliz evet daha fazlasıyız; çünkü biz insanız.

Figen Füsun Pehlivan, 10 Mart 2017

GrafikSaati yazılarım

Sponsorlu bağlantılar

 

Erkekler ve erkek çocukları - Bir kadın gözüyle kadınlar erkeklerden ne bekler Figen Füsun Pehlivan yazdı...

Grafik Saati Online Kültür Sanat Müzik ve Gençlik Dergisi paylaştı: 9 Mart 2017 Perşembe